Tüm Annelerin `Anneler Günü´ Kutlu Olsun
Okulumuz Çocuk Hakları Kulübü Öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan "ANNELER GÜNÜ" programı öğretmen ve öğrencilerimiz tarafından heyecanla dinlendi.
Bilindiği gibi her yılın Mayıs ayının 2.Pazar'ı anneler günü olarak kutlanmaktadır. Her zaman ve her fırsatta yanında olmamız, vefa ve derin saygı duyguları içerisinde bulunmamız gereken annelerimizin gönlünü yapmak, sevgimizi haykırmak için okul olarak nefis bir program çıkartan Naime ALTUNBAŞ, Ali Osman YANAR ve emeği geçen bütün öğretmen ve öğrencilerimize çok teşekkür ediyoruz.
Ayrıca; anneler günü sebebiyle açılan kompozisyon yarışmasında yazdığı duygu yüklü eserle BİRİNCİ olan Burcu BÜBER isimli öğrencimizi tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.
Bu vesile ile bütün idareci, öğretmen, öğrenci ve diğer personelimizin annelerinin "ANNELER GÜNÜ"nü kutlar, sağlık ve esenlikler dileriz.
|
Kabus ve Anne
Yokluğun alev alev sokulurken içime, Karanlık yüzleriyle kâbuslar indi yine… İfritler şaha kalkmış gecelerin koynundan; Zırhlarını kuşanıp, akarken yılan-çıyan, Alnımda pişen terler, bir bir düşer zemine, Yetişir misin anne? Bin bir türlü siluet gerçeğin aynasında… Debelenip dururken, beynim büyü tasında, Bir dehlize kaydolmuş suça etti şahadet; Boşanıverdi birden kızılcadan kıyamet! Madem beni kokladın bir seher sonrasında, Yine kokla be ana! Niyazımı sunmaya dilimde kalmadı hâl. Sihirli bir nağmeyle açılırdı bu tuval. Üzerime çullanmış onlarca karabasan; Boğazıma düğümler atılırken durmadan, Tepelerin ardından nidalandı bir tellâl: İşte dumansız tuval! Keskin dişli sırtlanlar bilerken niyetini; Aslandan pençe yemiş ürkek ceylânlar gibi, İnsafsız çenelere düşüyorum emanet… Bir tövbenin aşkına ayağa kalkar Cennet! Belki de mağaranın dirayetli kıtmiri, Tanıdık sayar beni… Beynimde zonklayarak başlar kabir azabı. Kendi kafatasımın görülmekte hesabı. Altımda buza kesmiş yatağım sanki toprak; Kanı çekilmiş ruhum çöller gibi kupkurak. Demek gafil dilimin bir cümlelik hitabı, Ziyan etti kitabı. İfritler diyarında damgalanmış bir beden. Cisimler demir almaz bu meçhûl hikâyeden. Sahipsiz ruhlar gibi kalakalmışım yetim; Kendi dilimle büküp, bağlamışım kısmetim! Haykırıp ilân etsem, en yüce minareden: Dil-i pare pareden… Bu uğursuz gecenin vardır bir nihayeti? Yüreğim teskin eder biçare bedenimi. Seher arifesinde vuslata erdi zikir; Bulutların üstünden indi Münker’le Nekir. Karanlık kabirlere ziya sürükler gibi, Kâbusumu titretti… Odamı zindan eden kara hülyalardan set, Dağılırken bir peri sökün etti nihayet. Mütebessim çehresi kamerîye boyanmış; Pamuktan elleriyle Yaradan’a dayanmış. Alnımdan azar azar boşalırken hararet, Süzülüverdi rahmet… Süzülüverdi rahmet… Ben ki, gafil dilimle,”öff” deyiverdim sana; Sultanım,affet ana! ... |
| |
|
Olgun Albayrak
ayrıca anne şiirleri için bakınız:
http://www.dersimiz.com/esiir/esiirler.asp?id=27
|
|
| |
Ziyaretçiler |
|
| |
| Bugün | 48 |
| Bu hafta | 796 |
| Bu ay | 569 |
| Toplam | 59842 |
|
|
| |
|
|
|