Ferhad,Şirin,Mehmene Banu ve Demirdağ Pınarının Suyu
Önceki yıllarda "Midasın Kulakları" ve "Kızılırmak Karakoyun" adlı oyunlarla izleyicilerinin karşısına çıkan Bulancak 19 Eylül Kız Teknik ve Meslek Lisesi KML tiyatro topluluğu bu sene de Nazım Hikmet’in "Ferhad,Şirin,Mehmene Banu ve Demirdağ Pınarının Suyu" adlı oyunla sahneye çıktı.
14/06/2011 ile 15/06/2011 tarihleri arasında Bulancak 75.Yıl Tiyatro Salonunda her gün 15:00 ve 20:30 saatleri arasında 4 seans halinde sahneye konulan oyunla tiyatro topluluğu bu konuda her geçen yıl daha da profesyonelleştiğini göstermiştir.İlçemizdeki kurum amirlerinin,vatandaşların ve öğrencilerimizin yoğun katılımıyla sahneye konulan oyun bir çok kez ayakta alkışlanmıştır. Okulun Türk Edebiyatı Öğretmenleri Gürhan GURAN ve Ünal KILIÇ tarafından sahneye konulan ve Giyim Üretim Teknolojisi Alanı Öğretmeni olan Seçil İSKENDERİN’de Mehmene Banu rolünü üstlendiği oyunun kostümleri ve dekorları büyük ilgi gördü. 6 ay boyunca 33 öğrencinin ders dışı çalışmalar çerçevesinde hazırladığı oyun tek kelimeyle mükemmeldi ve Ferhad ile Şirin’in aşkını bir kez daha gözler önüne sererek sevginin ne güzel bir şey olduğunu gösterdi.
Öğrencilerden aldığımız bilgiye göre oyunlarının Giresun seyircisiyle buluşmasını da çok istediklerini ancak bunun mali yönünün okullara ağır geldiğinden bu isteklerinin gerçekleşmediğini belirtmek istedik. İlimizde yapılan bu denli güzel faaliyetlerin desteklenmesi gerektiğini yeri gelmişken belirtmek isteriz.
Efsaneye göre Ferhat, Persler döneminde yaşamış ünlü bir nakkaştır. Sultan Mehmene Banu'nun kız kardeşi Şirin için yaptırdığı köşkün süslemelerini yaparken Şirin'i görür ve birbirlerine sevdalanırlar. Ferhat, Sultan'a haber salarak Şirin'i istetir. Sultan, kız kardeşini vermek istemez. Ferhat'ı oyalamak için Elma Dağı'nı delip şehre su getirmesini şart koşar. Ferhat, sevdanın verdiği aşkla dağları delmeye başlar. Mehmene Banu, dağı delip suyun akacağı kanalı tamamlamak üzere olan Ferhat'ın yanına yaşlı dadısını göndererek, Şirin'in öldüğü haberini ulaştırır. Ferhat, bu acı haber üzerine, elinde tuttuğu külüngü havaya atar, düşen külünk Ferhat'ın başına isabet eder ver Ferhat orada ölür. Ferhat'ın acı haberini alan Şirin korku ve heyecanla olayın geçtiği kayalığa gelir.Ferhat'ın öldüğünü görünce bu acıya dayanamaz ve kayalıklardan aşağı yuvarlanarak, orada can verir. Her iki sevgiliyi, can verdikleri kayalıklarda yan yana gömerler.
Derler ki, her bahar iki mezar üzerinde iki gül bitermiş. Tam birbirlerine kavuşmak üzereyken, mezarların ortasında bir kara çalı peyda olur, iki gülün kavuşmalarını engellermiş.