tercih hakkımız bulunmamaktadır.
Ancak; dünyaya ilk nefesimizi alıp vermeye başladığımız andan itibaren tercih haklarımızı kullanmaya başlarız. Kimimiz ağlamayı, kimimiz gülmeyi, kimimiz sessiz kalmayı, kimimiz annemizden süt emmeyi, kimimiz emmemeyi, kimimiz ilk günlerden gülmeyi, kimimiz uzun süre gülmemeyi, kimimiz mırıldanmayı, kimimiz somurtmayı tercih etmeye başladık.
Biraz büyüdük yemeklerimizde tercih kullanmaya başladık, biraz sonra giysilerimizde aynı seçim hakkını kullanır olduk. Dahada büyüdük gideceğimiz okulları seçer olduk.
Zaman geldi, daha iyi bir okulda okumayı tercih etme ihtiyacı duyduk. Gördük ki, orayı tercih etmenin bedeli var.
Ya çok paran olacak özel okula gideceksin, yada çok çalışıp belli puanı yakalayıp belirlenen kontenjanın içine gireceksin.
Tercih hakkınız var ama koşullar getirilmiş, standartlar oluşturulmuş.
Bizler, sonuç itibariyle tercihlerimizi ortaya koyuyoruz. Koymuş olduğumuz seçeneklerin/hedeflerin şartlarını öğreniyoruz. Bütün gayretimizi gösteriyoruz.
Dört yıldır, okulumuzda beraberce sizleri hedeflerinize ulaştırmak için gayretler gösterdik. Şimdi yeni bir seçim yapacaksınız. Yapacağınız seçimin bütün şartlarını siz koyamıyorsunuz. Önünüzde bir sistem var, şartlar, standartlar var.
Milyonlarca genç, aynı hayallerle tercih hakkını kullanmak istiyor. Milyonlarca gencin aileleri, öğretmenleri, arkadaşları ve bütün sevdikleri aynı heyecenla kendi çocuklarının başarması için dua ediyor.
Bizler de sizlerin başarması için canı gönülden dua ediyoruz, her gün!
Anne babalarınızın, öğretmenlerinizin, arkadaşlarınızın, sevdiklerinizin sizin için kullandığı "umarım kazanırsın, inşaallah kazanacaksın, sana güveniyorum, ha gayret, Allay yardım etsin" vb. cümlelerinin her birisi ayrı ayrı birer duadır. Bazılarımız da; "Tanrım, evladıma hayırlı başarılar ihsan eyle, öğrencilerimi umdukaları üniversitelere yerleştir, kızıma en iyi ve hayırlı eğitim alacağı bir fakülte nasip et" gibi daha açık dualar etmektedir.
Dularımız sayesinde Allah bizlere daha fazla önem vermektedir. Onun verdiği önem ve değer bizim için çok önemlidir.
Ancak; unutmayınız ki, Allah sınava girecek herkesin Rabbı. Herkes O'na dua ediyor. Herkes O'ndan yardım istiyor. Peki O kime yardım eder dersiniz. Tabiki, çok çalışana daha çok yardım edecektir.
Sınav, hayatın kendisidir ve hayatımız son buluncaya kadar bu sınav devam edecektir. Zannetmeyiniz ki, 11 Nisan son sınav günüdür. Belki de daha 12 Nisan'da okula döner dönmez Edebiyat'tan, Matematik dersinden sınava gireceksiniz. Hele hele Din sınavı hiç bitmiyor, değil mi?
Yani sınavlar bitmez, bir sınavın iyi yada kötü geçmesi diğer sınavları etkilemiyor, varlığını ortadan kaldırmıyor. Sınavlar gelir geçer, hayat devam eder.
11 Nisan 2010 tarihindeki sınav her şey değil. Hayat da bir sınavdan ibaret değil. Yaşanacak daha güzel günler var 11 Nisan sonrasında.
Bizler için, anne ve babalarınız için sizlerin sınavdaki başarısından önce sizin sağlığınız önemlidir. Asıl olan sizsiniz. BİZİM İÇİN SİZ ÖNEMLİSİNİZ.
Bizim gayemiz; sağlıklı, mutlu, huzurlu, ne istediğini bilen, kendine, ailesine, bölgesine, ülkesine ve bütün insanlığa hizmet edebilecek insanlar yetiştirmektir. Mutlu ve huzurlu olmanın bir çok yolu olduğunu unutmayınız.
11 Nisan günü çekin besmeleyi, girin sınavınıza, sakin ve olgun davranın. Heyacan yapmaya, gerilmeye meydan vermeyin.
Bizler; sınava giren, mezun olan ve henüz mezun olmamış olan bütün öğrencilerimize gönülden başarılar diliyoruz.
Allah yar ve yardımcınız olsun.
İnanıyorum ki; herkesin nerede içecek bir bardak suyu varsa gidip o suyu içecektir.
Tevekkül bizden, takdir Allah'tan.